.
 
<<   Minberlerin tarihçesi  >>
 

Minberlerin en önemlilerinden biri Meşhed’deki Djawahr Shah Agah’tır (1436–1446). Bu minberdeki bütün elemanlar, beşgen ve yıldız şekilli panolar kıvrık dallarla kaplanmıştır. Malazgirt Zaferi’nden sonra Anadolu’ya gelen Türkler, Müslümanlar tarafından fethedilen bütün ülkelerde olduğu gibi ibadet için başlangıçta kiliseleri kullanmış olmalıdırlar.

 

Kaynakların, Sultan Melikşah’ın Anadolu’da fethedilen şehirlere minber gönderdiğini söyleyen H. Karamağaralı, Büyük Selçuklu Sultanı’nın Anadolu’ya minber göndermesini fetih günlerinin zor şartlarında Türklerin Anadolu’da minber yapmak imkânına bile sahip bulunmadıklarını belirtir. Bu minberlerin nakli mümkün olduğuna göre ahşaptan yapıldıklarına şüphe yoktur.

 

İlk Selçuklu ahşap minberlerinin iskeleti (12. yy) kapı söveleri, merdiven korkulukları, şerefe (köşk) altları ile yan satıhların alt kısımlarında boydan boya uzatılmış genellikle dikdörtgen prizma şeklinde hazırlanmış abanoz, ceviz, elma, armut gibi sıcağa ve rutubete dayanabilen sert ağaçlar kullanılarak kündekâri tekniğinde oluşturulmuştur.

 

Bu teknikte iskelet arasında kalan yüzlerin, dayanıklı sert ağaçlardan yapılmakla beraber zamanla çatlayıp bozulmamaları için küçük parçalarla doldurulması esastı. Bu parçalar çok kollu yıldızlar ve çeşitli geometrik şekillerde kesilir, kenarları yuvalı, dişli olarak hazırlanır, birbirine geçme olarak yerlerine yerleştirilir, bu suretle çatılar (yan aynalar) arasındaki yüzler de tamamlanırdı.


Anadolu Selçuklu Dönemi’nde hakiki kündekâri veya taklit kündekâri tekniğinde yapılmış çok önemli örnekler bulunmaktadır.

 

Konya Alâaddin (1155-56), Aksaray Ulu (12. yy.), Harput Sare Hatun (12. yy.), Malatya Ulu (13. yy.), Siirt Ulu (13. yy.), Sivrihisar Ulu (1275) ve Beyşehir Eşrefoğlu (1298-99) Camii minberleri hakiki kündekâri tekniğinde yapılmış önemli örneklerdir. Niğde Sungurbey (14. yy.), Ürgüp Damsa Köyü Taşkınpaşa (14. yy. başı), Birgi Ulu (1322), Manisa Ulu (1376-77), Manisa İvaz Paşa (1478) Camii minberleri Selçuklu geleneği sürdüren geç eserlerdir. Taklit kündekâri tekniğinde yapılmış minberler ise; Ankara Alâaddin (1197-98), Kayseri Ulu (1205), Kayseri Huand Hatun (1237), Ankara Kızılbey (13. yy.), Divriği Ulu (1228-29), Ankara Arslanhane (1289-90), Çorum Ulu (1306) Camii minberleridir.